KISSADAN HİSSE: DENİZ YILDIZI ÖYKÜSÜ Bir zamanlar yazılarını yazmak için okyanus kenarındaki evine giden bilge bir adam vardır. Bu bilge adam her gün işlerine başlamadan önce enerji toplamak için okyanus kenarında yürüyüşe çıkar. Yine yürüyüş yaptığı günlerden birinde sahilde dansçı gibi hareket eden bir insan silueti görür. Siluete doğru ilerledikçe genç bir adam (öykünün ilk versiyonunda bu genç bir adamdır, modern versiyonunda ise küçük bir kızdır, ben genç adamı seçtim) olduğunu anlar. Ayrıca genç adam da pek dans ediyor gibi görünmüyordur. Bilge adam sahilden bir şeyler alıp onları denize atan genç adama; - Günaydın ne yaptığını sorabilir miyim? Der. Genç adam biran duraklar ve sonra; - Denizyıldızlarını okyanusa atıyorum, diye yanıtlar. Bilge adam - Peki denizyıldızlarını neden okyanusa atıyorsun? diye sorar. Genç adam; - Güneş çoktan yükseldi ve sular çekiliyor eğer onları okyanusa atmazsam ölecekler diye cevap verir. Bilge adam; - Görmüyor musun sahil çok büyük ve çok fazla denizyıldızı var yaptığın şey hiçbir şeyi değiştirmeyecek cevabını verir. Genç adam bilge adamı dinledikten sonra eğilir ve yerden bir denizyıldızı daha alıp okyanusa doğru fırlatır ve; - Bak işte bunun için fark etti der. Şaşkınlık içerisinde ne diyeceğini bilemeyen bilge adam kulübesine doğru ilerler ve bir müddet genç adamın davranışının özünü kavramaya çalışır. Ve sonra genç adamın yanına doğru koşar ve tüm gününü okyanusa deniz yıldızı atarak geçirir… Yürek ısıtan bu öykü bir kişinin sergilediği eylemin, dışarıdan ne kadar önemsiz görünse de büyük bir fark yaratma potansiyeli taşıdığını güçlü bir şekilde vurgular. Çünkü her bir deniz yıldızı için bu eylem, kelimenin tam anlamıyla yaşam ile ölüm arasındaki ince bir çizgidir. Bu ilham veren öykü bizlere, başkalarının hayatlarına dokunmanın önemini ve her bir bireyin kendi çapında bir etki yaratması gerektiğini anlatan güçlü bir mesaj sunar. Bu öykü ülkemiz çalkantılı bir döneminden geçerken bir gözlemci olmayı, olup biteni gözlemeyi değil, mevcut imkanlar dahilinde kendi “deniz yıldızlarımızı” kurtararak küçük değişiklikler sonucu fark yaratan bireyler olmamızın öyküsüdür. Öykü sıkça sorduğumuz “benim yaptığım ne fark edecek ki?” sorusuna güçlü ve net bir yanıt sunar: "Bak, bu deniz yıldızı için fark etti!" Tek bir kişinin attığı o küçücük adım, başkaları için bir kıvılcım olabilir ve hayatlara dokunmanın önemi konusunda zincirleme bir reaksiyon başlatabilir. Önemli olan, bu potansiyeli fark etmek ve harekete geçme cesaretini göstermektir. Çünkü dünya, harekete geçmeyi bekleyen sayısız “deniz yıldızı” ile doludur ve her biri, bir dokunuşla hayata dönebilir. Her gün ülkemizde önemli sorunlar yaşanıyor, bu sorunların çözüm yollarından biri de eğitimdir. Ben de bir eğitimci olarak ülkemizde olup bitenleri gözlemlemek yerine yazdığım kitap ve makalelerle ülkemin insanlarına ulaşmaya çalışıyorum. Deniz yıldızı misali kaç kişiye ulaşabilirsem… Haydi hep birlikte bütün eğitimciler, yurtseverler el ele verelim ve birer deniz yıldızı kurtaralım. El eleKISSADAN HİSSE: DENİZ YILDIZI ÖYKÜSÜ Bir zamanlar yazılarını yazmak için okyanus kenarındaki evine giden bilge bir adam vardır. Bu bilge adam her gün işlerine başlamadan önce enerji toplamak için okyanus kenarında yürüyüşe çıkar. Yine yürüyüş yaptığı günlerden birinde sahilde dansçı gibi hareket eden bir insan silueti görür. Siluete doğru ilerledikçe genç bir adam (öykünün ilk versiyonunda bu genç bir adamdır, modern versiyonunda ise küçük bir kızdır, ben genç adamı seçtim) olduğunu anlar. Ayrıca genç adam da pek dans ediyor gibi görünmüyordur. Bilge adam sahilden bir şeyler alıp onları denize atan genç adama; - Günaydın ne yaptığını sorabilir miyim? Der. Genç adam biran duraklar ve sonra; - Denizyıldızlarını okyanusa atıyorum, diye yanıtlar. Bilge adam - Peki denizyıldızlarını neden okyanusa atıyorsun? diye sorar. Genç adam; - Güneş çoktan yükseldi ve sular çekiliyor eğer onları okyanusa atmazsam ölecekler diye cevap verir. Bilge adam; - Görmüyor musun sahil çok büyük ve çok fazla denizyıldızı var yaptığın şey hiçbir şeyi değiştirmeyecek cevabını verir. Genç adam bilge adamı dinledikten sonra eğilir ve yerden bir denizyıldızı daha alıp okyanusa doğru fırlatır ve; - Bak işte bunun için fark etti der. Şaşkınlık içerisinde ne diyeceğini bilemeyen bilge adam kulübesine doğru ilerler ve bir müddet genç adamın davranışının özünü kavramaya çalışır. Ve sonra genç adamın yanına doğru koşar ve tüm gününü okyanusa deniz yıldızı atarak geçirir… Yürek ısıtan bu öykü bir kişinin sergilediği eylemin, dışarıdan ne kadar önemsiz görünse de büyük bir fark yaratma potansiyeli taşıdığını güçlü bir şekilde vurgular. Çünkü her bir deniz yıldızı için bu eylem, kelimenin tam anlamıyla yaşam ile ölüm arasındaki ince bir çizgidir. Bu ilham veren öykü bizlere, başkalarının hayatlarına dokunmanın önemini ve her bir bireyin kendi çapında bir etki yaratması gerektiğini anlatan güçlü bir mesaj sunar. Bu öykü ülkemiz çalkantılı bir döneminden geçerken bir gözlemci olmayı, olup biteni gözlemeyi değil, mevcut imkanlar dahilinde kendi “deniz yıldızlarımızı” kurtararak küçük değişiklikler sonucu fark yaratan bireyler olmamızın öyküsüdür. Öykü sıkça sorduğumuz “benim yaptığım ne fark edecek ki?” sorusuna güçlü ve net bir yanıt sunar: "Bak, bu deniz yıldızı için fark etti!" Tek bir kişinin attığı o küçücük adım, başkaları için bir kıvılcım olabilir ve hayatlara dokunmanın önemi konusunda zincirleme bir reaksiyon başlatabilir. Önemli olan, bu potansiyeli fark etmek ve harekete geçme cesaretini göstermektir. Çünkü dünya, harekete geçmeyi bekleyen sayısız “deniz yıldızı” ile doludur ve her biri, bir dokunuşla hayata dönebilir. Her gün ülkemizde önemli sorunlar yaşanıyor, bu sorunların çözüm yollarından biri de eğitimdir. Ben de bir eğitimci olarak ülkemizde olup bitenleri gözlemlemek yerine yazdığım kitap ve makalelerle ülkemin insanlarına ulaşmaya çalışıyorum. Deniz yıldızı misali kaç kişiye ulaşabilirsem… Haydi hep birlikte bütün eğitimciler, yurtseverler el ele verelim ve birer deniz yıldızı kurtaralım. El eleKISSADAN HİSSE: DENİZ YILDIZI ÖYKÜSÜ Bir zamanlar yazılarını yazmak için okyanus kenarındaki evine giden bilge bir adam vardır. Bu bilge adam her gün işlerine başlamadan önce enerji toplamak için okyanus kenarında yürüyüşe çıkar. Yine yürüyüş yaptığı günlerden birinde sahilde dansçı gibi hareket eden bir insan silueti görür. Siluete doğru ilerledikçe genç bir adam (öykünün ilk versiyonunda bu genç bir adamdır, modern versiyonunda ise küçük bir kızdır, ben genç adamı seçtim) olduğunu anlar. Ayrıca genç adam da pek dans ediyor gibi görünmüyordur. Bilge adam sahilden bir şeyler alıp onları denize atan genç adama; - Günaydın ne yaptığını sorabilir miyim? Der. Genç adam biran duraklar ve sonra; - Denizyıldızlarını okyanusa atıyorum, diye yanıtlar. Bilge adam - Peki denizyıldızlarını neden okyanusa atıyorsun? diye sorar. Genç adam; - Güneş çoktan yükseldi ve sular çekiliyor eğer onları okyanusa atmazsam ölecekler diye cevap verir. Bilge adam; - Görmüyor musun sahil çok büyük ve çok fazla denizyıldızı var yaptığın şey hiçbir şeyi değiştirmeyecek cevabını verir. Genç adam bilge adamı dinledikten sonra eğilir ve yerden bir denizyıldızı daha alıp okyanusa doğru fırlatır ve; - Bak işte bunun için fark etti der. Şaşkınlık içerisinde ne diyeceğini bilemeyen bilge adam kulübesine doğru ilerler ve bir müddet genç adamın davranışının özünü kavramaya çalışır. Ve sonra genç adamın yanına doğru koşar ve tüm gününü okyanusa deniz yıldızı atarak geçirir… Yürek ısıtan bu öykü bir kişinin sergilediği eylemin, dışarıdan ne kadar önemsiz görünse de büyük bir fark yaratma potansiyeli taşıdığını güçlü bir şekilde vurgular. Çünkü her bir deniz yıldızı için bu eylem, kelimenin tam anlamıyla yaşam ile ölüm arasındaki ince bir çizgidir. Bu ilham veren öykü bizlere, başkalarının hayatlarına dokunmanın önemini ve her bir bireyin kendi çapında bir etki yaratması gerektiğini anlatan güçlü bir mesaj sunar. Bu öykü ülkemiz çalkantılı bir döneminden geçerken bir gözlemci olmayı, olup biteni gözlemeyi değil, mevcut imkanlar dahilinde kendi “deniz yıldızlarımızı” kurtararak küçük değişiklikler sonucu fark yaratan bireyler olmamızın öyküsüdür. Öykü sıkça sorduğumuz “benim yaptığım ne fark edecek ki?” sorusuna güçlü ve net bir yanıt sunar: "Bak, bu deniz yıldızı için fark etti!" Tek bir kişinin attığı o küçücük adım, başkaları için bir kıvılcım olabilir ve hayatlara dokunmanın önemi konusunda zincirleme bir reaksiyon başlatabilir. Önemli olan, bu potansiyeli fark etmek ve harekete geçme cesaretini göstermektir. Çünkü dünya, harekete geçmeyi bekleyen sayısız “deniz yıldızı” ile doludur ve her biri, bir dokunuşla hayata dönebilir. Her gün ülkemizde önemli sorunlar yaşanıyor, bu sorunların çözüm yollarından biri de eğitimdir. Ben de bir eğitimci olarak ülkemizde olup bitenleri gözlemlemek yerine yazdığım kitap ve makalelerle ülkemin insanlarına ulaşmaya çalışıyorum. Deniz yıldızı misali kaç kişiye ulaşabilirsem… Haydi hep birlikte bütün eğitimciler, yurtseverler el ele verelim ve birer deniz yıldızı kurtaralım. El eleKISSADAN HİSSE: DENİZ YILDIZI ÖYKÜSÜ Bir zamanlar yazılarını yazmak için okyanus kenarındaki evine giden bilge bir adam vardır. Bu bilge adam her gün işlerine başlamadan önce enerji toplamak için okyanus kenarında yürüyüşe çıkar. Yine yürüyüş yaptığı günlerden birinde sahilde dansçı gibi hareket eden bir insan silueti görür. Siluete doğru ilerledikçe genç bir adam (öykünün ilk versiyonunda bu genç bir adamdır, modern versiyonunda ise küçük bir kızdır, ben genç adamı seçtim) olduğunu anlar. Ayrıca genç adam da pek dans ediyor gibi görünmüyordur. Bilge adam sahilden bir şeyler alıp onları denize atan genç adama; - Günaydın ne yaptığını sorabilir miyim? Der. Genç adam biran duraklar ve sonra; - Denizyıldızlarını okyanusa atıyorum, diye yanıtlar. Bilge adam - Peki denizyıldızlarını neden okyanusa atıyorsun? diye sorar. Genç adam; - Güneş çoktan yükseldi ve sular çekiliyor eğer onları okyanusa atmazsam ölecekler diye cevap verir. Bilge adam; - Görmüyor musun sahil çok büyük ve çok fazla denizyıldızı var yaptığın şey hiçbir şeyi değiştirmeyecek cevabını verir. Genç adam bilge adamı dinledikten sonra eğilir ve yerden bir denizyıldızı daha alıp okyanusa doğru fırlatır ve; - Bak işte bunun için fark etti der. Şaşkınlık içerisinde ne diyeceğini bilemeyen bilge adam kulübesine doğru ilerler ve bir müddet genç adamın davranışının özünü kavramaya çalışır. Ve sonra genç adamın yanına doğru koşar ve tüm gününü okyanusa deniz yıldızı atarak geçirir… Yürek ısıtan bu öykü bir kişinin sergilediği eylemin, dışarıdan ne kadar önemsiz görünse de büyük bir fark yaratma potansiyeli taşıdığını güçlü bir şekilde vurgular. Çünkü her bir deniz yıldızı için bu eylem, kelimenin tam anlamıyla yaşam ile ölüm arasındaki ince bir çizgidir. Bu ilham veren öykü bizlere, başkalarının hayatlarına dokunmanın önemini ve her bir bireyin kendi çapında bir etki yaratması gerektiğini anlatan güçlü bir mesaj sunar. Bu öykü ülkemiz çalkantılı bir döneminden geçerken bir gözlemci olmayı, olup biteni gözlemeyi değil, mevcut imkanlar dahilinde kendi “deniz yıldızlarımızı” kurtararak küçük değişiklikler sonucu fark yaratan bireyler olmamızın öyküsüdür. Öykü sıkça sorduğumuz “benim yaptığım ne fark edecek ki?” sorusuna güçlü ve net bir yanıt sunar: "Bak, bu deniz yıldızı için fark etti!" Tek bir kişinin attığı o küçücük adım, başkaları için bir kıvılcım olabilir ve hayatlara dokunmanın önemi konusunda zincirleme bir reaksiyon başlatabilir. Önemli olan, bu potansiyeli fark etmek ve harekete geçme cesaretini göstermektir. Çünkü dünya, harekete geçmeyi bekleyen sayısız “deniz yıldızı” ile doludur ve her biri, bir dokunuşla hayata dönebilir. Her gün ülkemizde önemli sorunlar yaşanıyor, bu sorunların çözüm yollarından biri de eğitimdir. Ben de bir eğitimci olarak ülkemizde olup bitenleri gözlemlemek yerine yazdığım kitap ve makalelerle ülkemin insanlarına ulaşmaya çalışıyorum. Deniz yıldızı misali kaç kişiye ulaşabilirsem… Haydi hep birlikte bütün eğitimciler, yurtseverler el ele verelim ve birer deniz yıldızı kurtaralım. El ele

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...